294- TUTUŞAN İKİ TEN AYNI KALBTE BİRLEŞİR

Tutuşan iki can buluştuklarında aynı mekânda…
O mekân olur bi mekân onun huzurunda.
Cem olunca mekân, işte zaman durur o anda.
Seyr olur, gönül bir olup sevinir, kalmaz yabanda.

Kesretin hengâmesi ile ayıldım der hemen sonra.
Sonsuz şükürler olsun der, her iki mekânda.
Çok güzel bir andı, nasıl geçti, anlamadim der o anda.
Sınırsız bir zaman, tek an gibi geçip geçti orada.

Taa ulvi bir seyir ile, özden öze görüşmek oldu.
Kesrette işte ruhlar, tek ruh olunca birbirini buldu.
Ki iki can aynı canda buluşunca, tevhid oluşurdu.
Buluşma ise, tevhit de doğumlarına vesile oldu.

O tevhid ki kişiden kişiliği alıp götürür bir anda.
Sekr olur o anda, muhabbeti ilahi tutuşur o divanda.
Kişi bencillikten soyutlanır, benlik kalır işte o anda.
İşte öyle bir zevk hali oluştu ki, yüzdüm o deryada.

Öyle bir nura rastlamadım ki, deryayı umman.
Siz tıpkı bendim, o nura ki, iki cihan işte üryan.
Onda kendimi seyrettim, kesinlikle bi güman.
Bu zevk işte cennet zevki, kesilsin artık ferman.

Dünyanın sesinden uzak bir dünya hayal ediyorum.
Orada sadece hannan ve mennan olanı diliyorum.
Sadece hak ile dostluk olsun gönülden istiyorum.
Orada “illellah”ı yaşanlar olsun, hayal ediyorum.

Yorum yapın