Senin sınavını Allah mutlulukla geçirsin.
Seni süleyman kasrında sultan eylesin.
Etrafında gılmanlar tavaf eylesin.
Ey Allah kulu, Rahman tarafından sevilirsin.
Ne diyeyim, azametle nakşeder gönlünü.
Seyreder seyrini, himmetle okşar ruhunu.
Ruhun ülvi yerden geldi, tamamlar nurunu.
Sonra sonsuzlukta yaşayacak onurunu.
Ne derin dipsiz kuyu, ne acayip hülya.
Ne sessiz sedasız rüya, ne hissesiz kaya.
Ey nur, cemalin gülümsesin ilahi sedaya.
Kokunu bilen, elinde olur üryan, haydi daya.
Kanatların altında nefessiz beklemek…
Odur bana en büyük saadet ve hikmet.
Cillbabın altında cilbabınla örtünmek.
Odur işte sevilen, yoktur içinde kerahet.
Yok, işte bunda bir kerahet, ey müddesir.
Öylece kişiliğime kavuşurum, olmam esir.
Yoksa benlik oluşmaz elbet, kaybolur kesir.
Yoksa saadet yolu tıkanır, ilelebet rabbi yesir.
İşte bu sekr hali ile senle buluşmak.
O zaman olurdu, yerde gökte temiz bir marifet.
Senin o peştemalınla sardım cemalımı elbet.
Onunla örttüm kaybolan kemalımı ilelebet.