283- ŞEMSİYENİ KAPAT RAHMETİ ÜZERİNE AKIT

Yağmur yağar üstüne her an, engel koyma araya.
Şemsiyeni kapat, olmasın engel, girmesin araya.
Ünsiyet elde et, bu ünsiyetle yaşa, girme araya.
Bencillik en büyük engel, kaldır, girmesin araya.

Yağmur gibi rahmet eder, gönül her an yağar.
Yağmurunda ıslatır, suyuyla nefes aldırır.
Her nefeste hissettirir, cihanı nakşettirir.
Nakşiyle nakkaş olur, remzini gösterir.

Dedin ki, sen yağmurumla ıslandın.
Suyumla sulandın, nefesimle konuştun.
Hevesi terk ile ulu oldun, yeri sema eyledin.
Semayı kalbinde cem edip nazar eyledin.

Dedim ki evet, yağmurun beni yıkadı.
Beni tüm kirlerden arındırıp pakladı.
Bakışımı arındırıp nazarımı celbeyledi.
Dikkatimi toplayıp yeri semayı bir eyledi.

Ey tende ışıldayan inci, koca nurun raksetiricisi.
Sen ne muhterem bir sedayla bakarsın.
Felekleri durdurur, melekleri tavaf ettirirsin.
Melukutun sahibine secde ettirirsin.

Naz yapma, vechini göster, ayın on dördü gibi.
Oradan yansıyan nurda göster “ben”im yerimi.
Yerimde hep kaim et, “ben”de sabit et göğsünü.
Göğsümde ışıl ışıl parlat, o muazzam nurunu.

Yorum yapın