Ey inciden inciye incelen ince gönül.
İlahi Nur gönülde kandil oldu, misli gül.
Temaşaya olmadın maşa, direk oldun bülbül.
Sevgide sevdaya oldun hane, kendini bil.
Gönlümün neşesi, kimse bilmez bu sesi.
Gönlümün sesi, ruhumun hissesi, asil gözdesi…
Karşılıksız manası, kişiliksiz bilmecesi…
Cevap buldum soruma, kalmadı eğlencesi.
Tüm eğlence artık söndü, çünkü beklenti yok.
İstek bitti, çünkü kavuşma zevkiyle oldum tok.
Dergâhını dergâhım eyledim, vuslatım bir ok.
Enfusu fetheyledi, afaktan bir bakış oldu çok.
Şiddetli remzin remzim oldu, ağladım kapında.
Heyecanla bir sözünü bekler oldum yanında.
Bir baktım ki sözüm sözün olmuş yapında.
Sözleşmiş canlar, tek can olmuş her anda.
Bu sevda sevda değil, hatta hatta ötesi de…
Aşk değil, muhabbet hiç değil, hatta ötesi de…
Kavuşma değil, ayrılık değil, hatta ötesi de…
Bu sırf seyirdir gözyaşınla, hatta ötesi de…
İşte bu seyir için isimsiz kaldım kademinde.
Çaresiz kaldım önünde, hem kudret ellerinde.
Ne olur elinde yükselt, seyrime bak seyrinde.
Öylece isimsiz kal sen de, onu gör seyrinde.