Anlarım onun içinde sessizliğin hissedişini.
İçindeki sözsüz haykırışını, hem dokunuşunu…
Her haykırışla ürperir kalbim, anlar nurunu.
Her dokunuşta hisseder buyunduruğunu.
İçimde seyrettim hep seyrini hem bakışını.
Biraz edeb, biraz hayâ, biraz geri adımını.
Biraz tedirginliğini, adanayım mı demeni.
Zaten adandığı sesle nefesletir hissini.
Elini koy elime, gözünü koy gözüme.
Elinden hissin kaysın hissime.
Kelimeler gözden sözülsün özüne.
Öylece sevgide yüzülsün biline.
Bilirsin sen marufsun hem arif.
Bunu ta ezelden hissettin, eyledin tarif.
Tarif oydu sevdana, onunla oldun zarif.
Adabın celbeder sevdamı, dersin ey herif.
Herif der ki ey güzellikte şan salan.
Güzelliğinle merhem bulur kalbim her an.
Makamın ötesinden uzanır senden derman.
Yaramı tedavi eder kemale erer sevdan.
İşte ey çay içip muhabbetini aşikâr eden…
Çay muhbbete nişandır, odur kişiyi celb eden.
Bu celb ile arizi kovan, şanına nazar eden.
Öylece tek kalbe erip, şanına mühür eden…