Sen gönderdin rahmet elini, şefkat dirildi.
Bu bir fermana büründü yüzü, agâh edildi.
Kara yolculuğu misali, tepe bayır seyredildi.
Gün batarken, gün doğarken, ufuktan bakındı.
Sen gönderdin namzet resmini, seyir ile.
Bu sahrada oldu peydah, seyir etti keyif ile.
Dağların teslimiyetini görünce hayret ile.
İçim ürperiyor, hakkın celal tecellisi ile.
Sen gönderdin şefkat elini, gönül mest oldu.
Yolu giderken bana, oldun rahmet yurdu.
Aldığım tüm ilhamlar öylece nimet oldu.
Görüyorum ruküya varanı, varmam rükû oldu.
Sen gönderdin taaccüb sermayesini haneme.
Heybetini karanlığa bırakanı sundun seyrime.
Şimdi de yepyeni bir yolculuk düştü elime.
Denizi seyre daldım, yolculuğu aldım sineme.
Sen gönderdin cemalın nurunu, kalbime sundun.
İnanılmaz bir şey, gerçekti sende bulduğum.
Bu gerçeği denizde özüme gemi eyledim.
Farklı bir uyanış ile şahıma nazar eyledim.
Sen gönderdin nuhun gemisini, onunla seyrettim.
Nazenin olan bakışınla suya daldım, fethettim.
İşte fetih yolunda daldıkça dalıp nazar ettim.
Bir güneş gibi karşıma geçtin, kalbime ilham ettin.