268- ÖZE BİR KİTABE

Kalıplar iki gördü, ama gönül bir idi.
Canlar bir idi, ama bunu iki can üstlendi.
Tenler bir idi, ama bilinç bunu iki bildi.
Bakış tek idi, ama gözler bunu iki bildi.

Sen bu cihanda bir nursun, göze ışık…
Bu mekânda bir gülsün, nefese aydınlık.
Bu zamanda bir hissin, dokunmaya ayık.
Kalıpta ev sahibisin, her tarafında yayık.

Ey can, canda canan, özde burhan…
Delil oldun bakışa, hem emre oldun ferman.
Yazıldı kitabe, içinde oldun mühür şu an.
Basıldın hatimeye, ibtida oldun ey can.

Kitaplar seninle yazıldı, satırlar senle…
Kelimeler senle nakış oldu, vecih senle…
Yazılar senle nakış oldu, elim tuttu senle…
Silgi senle sildi kötüyü, düşüm hep senle.

Yer senle yayıldı, su senle tat buldu…
Kar senle beyazlandı, şeker senle tat buldu.
Suyun buharı senle yükseldi, yoksa donuktu.
Ey gönülde taht kuran, işte rab seni sundu.

Karaladım kâğıda sessiz sedasız bir anda…
Yediler gibi yediyken, fert oldum şu tek anda.
Üçler gibi hiç oldum, hiçliğimde yüzdüm anda.
İnsanı kâmile bakan gibi, tevessül oluştu anda.

Yorum yapın