267- EN BÜYÜK MAKAM

Hoş geldin makama, hoş geldin beyana…
Hoş geldin huzura, hoş geldin bu yana…
Hoş geldin candan öte hakkı ana ana…
Hoş geldin nur ışıltısı baktın yaradana.

En büyük makam, kişinin kendine bakışı…
Bu bakışla nakış işler, ruhuna olur aşı.
Bu aşı ile artık gönlü korunur, siler yaşı.
Bu yaş ile ateş söner, artık ruhu yer aşı.

Huzuru, sen kalbimi açarak verdin bana.
Bu huzurla içim zenginleşti, baktım bana
“Ben”den marifet aldım, hakikatle baktım bana
Denizde yüzen sandalla kavuştum “ada”ma

İşte fidan gibi yeşerdi ümit, yeni şanda
Yeşerdi hasret, hakka ümitle her bir anda.
Ümidi kesen şeytanlaştı, zaten her bir anda.
Meleklerle haşir oldum, tüm “an”da dünyamda

Nazmeder rekkas hiç raksine bakmadan.
Raksını çizer, hiç sağa sola sapmadan.
Döner etrafında, marifetini heba etmeden.
Kendi nakşında derinleşir, tadar taa özünden.

İşte nakkaş olan nazım, haydi sen de nakşet.
Nakşınla bütünleş, anın anını resmet.
Her bir nefesini, ayrıca nazmet.
Öylece can nurunla nurunu hatmet.

Yorum yapın