Ey didarı gönül, sesin her an kulakta çınlanır.
Ey didarı ruh, sedan sedam olarak oldu anılır.
Ey didarı sevdam, hissiyatın hissim ile alınır.
Ey sırrımın serkeşi, senle güneş ziyası yakılır.
Haydi, ey gönülde didar olarak anılan reyhan…
Kokun ta sinemde tüter, marifetinle an be an.
Sensin semavatta dolanan, bizaman bimekan.
Halife oldun hak kudretine, nurunu yansıtan.
Haydi, ey ruhta didar, olan ruhumu ruhun eyle.
Sedamdan yükselen sedayı ramzet, seda eyle.
Sen oldun gönlümde anılır, yakıcı değil can eyle.
Canana can katan sevda, bakışıyla bakış eyle.
Haydi, ey sevdasına sevda katan, dünyaya bak.
Dünyayı meşk eyle, içinde kendini tavafa bak.
Tavafta bu tarafa bak, kalbden kalbe yola bak.
Bu yol kesinlikle katıksız, hem cemale vararak.
Haydi, ey sırımın serkeşi, sen oldun en başa taç.
Bu taç ışık saçar, tüm dünyaya yaşatır, oldu miraç.
Gönül nefesinle serinler, kalp her an bu nefese ac.
Ac olan nefsi rahmetinle doyur, öylece doy, eyle araç.
Ey nazmını kısmadan sunan, sevdaya susamış.
Sevdan yükselir her an, tüm hendekleri kapatmış.
Boşlukları doldurarak heryeri gediksiz ova eylemiş.
Gel bu ovada cenk edelim, bu cenk olsun bize iş.