258- HIFZEYLEDİ LEVHİYLE TÜM ALEMLERİ

Levh-il Mahfuz, yani hıfz edilmiş levhalar.
Allah ilminde olması planlanan oluşlar.
Değişmez, şaşmaz, vaktinde olan yazılımlar.
Bazen kişinin rüyasını süsler ve heyecanlar.

Allah ilminde ilmiyle ilminde yazıldı işte…
Resulullah aldı ordan, ruhul emin ile kudrette.
Saklıydı, o sundu insanlığa, uymayan kaldı illette.
Uyan uyandı, hem uyandırdı, hele hissette.

Allah ilmini ilim edinen, onun boyasıyla boyandı.
Bunu bilmeyen kişi zavallı zavallı onu kıskandı.
Onun boyasıyla boyanan, kulluğunu tam yaşadı.
Kulluğun ne olduğunu bilmeyen, büzüşüp kaldı.

Hakkın nuru bir deryadır, dalan paklanıp arınır.
Dalmayıp dalanları görenin gözleri kamaşır.
Gözlerini ovalar, benliğini yuvarlar, hem sızışır.
Onu daha da hırçın eder, sesi duymaz, kızışır.

Rüyada görülen, Allah ilminden numunelerdir.
Bu numuneler cennet meyvesi misalindendir.
Daha önce tatmıştım dersin, o seni bilendir.
Sende kendini bil, kendini bilmeyen bilenendir.

Şaşmaz olup vaktinde zuhur edenler, kaderdir.
Kaderi kalem yazar, hakkın eli senin kalemindir.
Kesin bil ki, hakkın eli senin elinin üstündedir.
Bunu hissetmen, özü özüne öz eylediğindendir.

Ah be Muhammed, sende bunu hisset ne olur.
Hissetmeyenle yumuşak konuş ki, surur bulur.
Gönlü surur bulan, hakkın kuluna yoldaş olur.
Gönlü sükûnetle dolmayana, aldatıcı yoldaş olur.

Yorum yapın