256- EY YÜZÜ TEBESSÜM EDEN RESULUM

Ey kalbin cilası, ey gönlümün doğan güneşi…
Ey bu dünyanın süsü, ey ahiretin neşesi.
Ey koca gönüllü, ey aziz insan, ey sesimin sesi.
Ey sümbül gibi, ey gül misali kokunun nefesi.

Sen işte tattın gönle muazzam bir mihenk.
Sen tattırdın dile enfes bir tat, hem eyledin cenk.
Sen bahtımın bahtı, hem Havva’sı, oldun denk.
Senin sesin kulakta çınlar, dünyama olur renk.

Ey tebessümüyle yüzümü aydınlatan meş’ale.
Veçhinin güzelliği ile hem gözümün aydınlığı ile.
Dünyam yeniden anlam kazandı, marifetin ile.
Sen ey aziz yoldaş, yolun tamamına bak hele.

Herbir püskülün üzerime işledi, oldu rengârenk.
Varlığınla özüm abdest aldı, bakışın oldu çelenk.
Kâbe misali gönlün konuk etti, olmadı hiç lenk.
Daimi bir yürüyüşle yürüyüşüme oldu denk.

Sütümü kaynattı sıcaklığın, üstü kaymak oldu.
İçinde vitamin dolu bir yaşam seninle doldu.
Altı kazandibi kaymak tuttu, ayrı bir besin oldu.
Bir bakışın ile kalbi yaktı, ruh içinde üryan oldu.

Ne dersem az olur, ne olur gerisini kalbinde gör.
Kalbinin sessizliğinde sesini titret, görüneni gör.
Şefkatle nefes ver, nefesinle besle, nefsini gör.
Öylece ruhunu ruhuyla ruh eyle, Âdem’ini gör.

Yorum yapın