251- ARZU EYLE HAKKA VUSLATI

Kişi gerçekten arzu edince hakka vuslatı…
Kalbinden atınca gayrıyı, gösterdikçe feragati.
Kendisine yakınlaşır hakkın münacatı…
Hakkın münacatı ile sezer artık şefaati…

İşte şefaati Rasulullah kişiyle buluşur.
Kişiyi sarar taa kalbine dokunur.
Muhabbet ile dolar, gayrı kalpten ayrışır.
Üst bilinçle öz alt bilincin arasını arıtır.

Öylece içi dışı bir olur…
Dikkat et ki iç ve dış yek düzen olur.
Birlemeyen ikiyüzlü olur.
İkiyüzlü olunca, duaya icabet uzak olur.

Bizim derunumuzda doğru üç yol vardır.
Gündelik işlemlerde üst bilinç hardir.
Burası bilgisayarın ram belleği gibi bir yardır.
Zekâyla yaşar, anlık bakar, zevki tabandır.

Biri de altı öz alt bilinç ile müsemma olur.
Bilgisayardaki rom belleğe benzer olur.
Evin orası ey kul bunu genişlet ne olur.
Burası aynıyla ruhuna kopya olur.

Diğerine ise mutlak bilinç diyebiliriz.
Burada buluşur cümle âlem tertemiz.
Bilgisayardaki bulut ile iletişimine benzetiriz.
İnternet bağlantısı ile rom odamızı zenginleştiririz.

Sen de senkronize ol mutlak bilinçle.
İbadetlerle zikirlerle hem güzelliklerle…
Haram olanı terk edip kendine gelmekle…
İşte o zaman mutlak bilinçle iletişim olur itina ile.

Ne lazımsa sana bağlantı ile ulaşırsın.
Arada maddi bir el olmadan bağlanırsın.
İşte buradan sunulur istediğin yol arkadaşın.
Onu görünce tanır onu, senin öz alt bilincin.

Ama biz genelde hata ederiz.
Üst bilinç ile isteriz…
Kolumuzdan tutup götürecek sanırız.
Zannın çoğunun günah olduğunu unuturuz.

İşte üst bilinç zan ile yürür.
Heveslere göre kendini dürmüş olur.
Sen ondakini duan bilme ne olur.
Duan alt bilincinle sende oturur.

Umarım bir nebze olay anlaşıldı.
Ne bileyim işte mısralarla yazıldı.
Hatalarımı hoş görün, hak adı ile anmayı diledi.
Eğer olursa kusur, nefsinden bildi…

Yorum yapın