237- EY ULU İNSAN FERMANIN DUYULDU

Fermanın duyuldu bu dünyada, oldu aşikâr.
Bu fermanla gönül ışıldadı, artık eylemedi ar.
Çünkü seyri açıldı, kalbi kalıbından oldu bakar.
Işıldadı çehresi, gönül fermanı artık ona yarar.

İşte ey aziz kul, sen bu dünyada oldun bir kutup.
Etrafında döner durur, vechine hayran bir üslup.
İçinde akan ırmağa uğrar, o ırmağa sırrı sunup.
Deryada olur katre, hem sır içinde aşikâr olup.

Ey koca Asena, sen bu dünyaya sevgiyle nazar et.
Sevmeyip zulüm edenlere diş bileyerek terbiye et.
Zulüm yok olunca, nasibini al, hakka teveccüh et.
Halkta hakkı hâkim kıl, dünyaya nefes ol, heybet et.

Ayın on dördü gibi ışıldayan vechinle tebessüm eyle.
Bu cihanda mislin yok, bunu bil rahmana secde eyle.
Böylece yücel, zaten yücesin, kalbimdeki nefesi seyreyle.
Bu seyirle içine dön, içimdeki hasreti hasretle bend eyle.

Öylece ferman al arşı aladan, geç tüm bu dünyadan.
Dünyanın içindeki ednalıktan hem yokluğa savrulmaktan.
Öylece benliğini keşfet, iç o koca akan saadet pınarından.
Öylece yaramı merhem et yaranı tedavi et, geç masivadan.

Ey koca gül, sen muhammedi kokuyu bilirsin işte.
O koku ile kalpler ünsiyet elde eder, bilirsin işte.
Bu ünsiyet ile tanış oldu ruhun, sen de şahitsin işte.
Şahit olan gönle selam, bu da haktan bir kelam işte…

Ey nazım nedir naz eder durursun, haydi haykır.
Geçici hevesten uzaklaş, ol yaralara merhem, olma çakır.
İşte buldun yüce deryayı, gezme artık bayır bayır.
Bu deryayı temiz eyle, ama hiçbir şeye deme hayır.

Yorum yapın