Teslimiz rabbul âlemine her an elbet.
Bu teslimiyet ile doğar kalbe hürmet.
Bu hürmet ile kalbe iner sukunet.
Bu sukunet ile rahmanın rahmeti iner elbet.
Rahman olan Allah tüm mülkün sahibi…
Her kula rızkını indirir terbiye eder olur rabbi.
Rabbini tanıyan yücelir elbet yok olur gayri.
Öylece kendinle kendini bul olma ayrı.
Rabbi tanıdıkça açılır kalbin.
İçindeki süveydan genişler kaybolur adın.
Adın kaybolunca, cenaze gibi olur bedenin.
Tevazun ortaya çıkar, o zaman şenlenir anın.
Olayı bilmezsen, bildirmesi için dua et
O icabet eder, seni sana tanıtır elbet
Bu tanıtma ile kalbin konuşur artık ilelebet
Ruhun sevinir sonsuzluğu iletir sana elbet
Bunlar satırdan değil, sadırdan doğsun sana.
Şikâyeti terk et sadrı oku bak bana.
Bu bana bakan sen değilsin, gören gözdür sana.
İşte o da onun nuru, gayrı olarak bakma bana.
Ben sen o biz siz onlar…
Yek bir nur her birinde seyreden anlar.
Seyretmeyene anlattığında durup bakar.
İşte seyre dalana anlatışınla zevki yakalar.
Çünkü her sözün zevk olur etrafında.
Zevkiyle fesi durur kafasında.
Dizilir dizler rahle önünde yüce divanda.
Nefes alıp verirsin artık tek bir anda.
Ah be kardeşim, yıllarını vermen gerek.
Tüm zahiri batini şikâyeti terk etmen gerek.
Kendini kendinle kendin olarak seyretmek gerek.
Bu seyrinde sukun bulup sukut etmek gerek.
Ben aciz kulum bilmem vaaz vermeyi.
Ben günahkâr kulum, bilmem kerameti.
Ben iflas etmiş kulum, isteyemem cenneti.
Gücüm azabına yok, ya rabbi affet bu garibi.
Gece gece dilden döküldü nağmeler.
Sürçi lisan olduysa umarım affeder.
Rahmetiyle ayıplarımı setreder.
Kıyamette huzuruna kabul eder.