Şiir olmuş yaşamı, resmederek anı anda her bir anda.
Yaşamın tacı olmuş, onun nuruyla nurlanmış her anda.
Aziz bir dem ile tanış etti rab, andan geçerek her bir yanda.
Hamd ederek rucu ettim yaratana, tanış etti bir canla her bir anda.
O çok büyük bir rab, kulunu kuluna ayna eder.
Biri birini seyreder, öylece anının hasretini bekler.
İşte an denilen geçmiş ve geleceğin, yok olduğu huzuru hisseder.
Halka hizmeti hak için yapar, rahmana bakar, secde eder gök ve yer.
Melek secde etmişti, gök ve yeri çok mu gördün?
Allah ol der olur azamet, gayrisi hikâyedir işte bildin.
Bu bilmekle kendine geldin aşktan öte muhabbetle sevdin.
Seven sevilir yer, gök şahadet eder, rab tayin eder işte bildin.
Ey ulu insan, rahmeti rahman senle olsun her bir an.
Korusun kollasın sevsin saysın divana alsın bir an.
Sohbette sekre geçip seyredip fenada zikretsin onu bir an.
İşte o an dilin damağa yapıştı, kalbin sıvıştı, ruhun tomurcuk oldu haydi yan.
Yananlar uyanır rahmana, bakar zevk alır sonsuza kadar.
Tüm günahları çözülür, artık kul olmuştur, ondan ona her nefese kadar.
Nefesler artık kesilir, beden donar, hisler küser, seyreden seyre bakar.
Dünya artık bitmiş, kıyamet kopmuş, sırattan geçmiş, Kevser’e bakar.
İşte ey aziz kul, aydın olsun gelecek her anın sevgiyle.
Hasretin hasrete hasret katsın, özün özüyle öz olsun sevgiyle.
Ruhun dokusun nakşetsin rengini ferşe, her bir zerreden ilham alarak sevgiyle.
Muazzam bir dem işte, onda yazar parmaklarım, gözüm sayfanda dolanır sevgiyle.
Yazılar uzar, rahmet pınarı kalpte aktıkça akar taa ebede.
Edep dâhilinde kalıp Osman misali, melekler hayran kaldı edebe.
Bu edebin seni taç eder başa sultan eder mısıra ezelden ebede
Ezel ile ebed indinde tek bir an işte, sen aziz kul, selam olsun kalbindeki edebe.
Artık bu dizeler sana bir ikram kahvesi olan kabul eyle.
Selam vererek gönle şefkat ile beslen gönlü nur eyle.
Bir kahve misali al iç kırk yıl hatırı olur de, şefkat eyle.
Öylece duanda ortak eyle.
İki cihanda cihanımsın, rabbin nurunu hiç ayırmayacağım.
Gönlünün o aziz nakşıyla kendimden kendime seyir edeceğim.
Senle senin nurunu nurumla nurlandırıp rabbe öylece hamledeceğim.
Ölümden sonra da nurumun parıldamasını rabbimden daha şimdiden isteyeceğim.
Lütfü geniş rahmeti bol sonsuz kerem sahibi…
Kulunu sever hem de anneden yetmiş kattan ileri.
Dediğini kırmaz kuluna bahşeder nimetini.
Yeter ki kalbimiz ondan ayrılmasın hep olsun candan ileri.
Nurun yönelişi işte ilham oldu gönlüme, aktırdı hazinesinden.
Sevdası hak olanın gönlü hak ile olur, bunu bil her an ezelinden.
Sevdası hak olanın kalbinde sevgisi nakşolur ebedinden.
İşte hak sevdasıdır kalpte rahmeti nakşeden her an kalbinden.
Edebiyat lisanım az zayıf işte…
O yüzden pek yazamıyorum edebice…
Ama elimden geldikçe yazarım edepçe.
Nisbet kokar kokun, her an her şey yerli yerinde.