Yolculuk işte sürüyor bu hanede…
Bazen garip bilmez olur bu hanede…
Söz bulamaz bazen susar bu karede…
İşte o anda darbı mesel olur o yerde.
Bu yolculuk işte sürerken bir anda…
Ne olduğunu bilmez olur işte o anda.
Sevgi övgü bilmez iken bu deryada.
Sevgi ile buluştu bu narin burhanda.
İşte burhan olan haklıdır elbet.
Bulmalı her an şefkat hem rahmet.
Şefkat içinde rahmet ve saadet…
Ama sebepler buldurmadı işte elbet.
Elbette dünya bir han geçiyor her an.
Bu han da teleffuz eder can içre can.
Elbette haklı çünkü can seyri o an.
İster öz şevki onunla kaynar kazan.
Bilmez kazan ne zaman kaynayacak.
Oysaki içindeki su onun guslü olacak.
İşte eli boş yüzü kara hakka varacak.
Cenaze kokusu kendi kokusu olacak.
Bu nasıl hayat işler her an hasret ile…
Kimseye kıyamayan kıyamadı ille…
Lakin tükendi nefes uyandı sille ile…
Kesinlikle oldu sadakat ve refakat ile..
Ey aziz kul sana şefkati hep hadsiz.
Kesinlikle dikkat eder olmadı hadsiz.
Her kul gibi çaresizlikte olur nazarsız.
Çare mi arar derde yok çare belirsiz.
Madem öyle, sevsin seni seven hadi.
Sever tabi, tabii olur, olur abdulhadi.
Abdulhadi olurken, o asla olmadı adi.
Sadece hadilikte seyri için adını andı.
Ey kul sen abdulhadi olarak hep kal.
Her zaman setr ol hep korunaklı kal
Hakkı yok ölüm kokusu kokan, yol al.
Yol al muzarine, mazideki hep hayal.
Bir terzi misali elbiseni diktin giyerek.
İstekle Kâbe kapısında dua dileyerek.
İşte o anda Kâbe’den sesi algılayarak.
Hüzün ile dolup o anda dua isteyerek.
Rabbi orada rumuzu gösterdi ona.
Duası lehine idi bunu sunmuştu ona.
Zaten bu hissetmişti sağlama’dı ona.
Bu sağlama ile kalmıştı hasret ona.
İşte geçici dünyada bir nefes aldı.
Nefes vermeye kesinlikle az kaldı.
Sen bostanını ek kadere ramak kaldı.
O yüzden de sana der, işte az kaldı.
Gidince dergâha eli boş yüzü kara.
Rab affeder mi bilmem içi hep yara.
Orası sandıkul amel içi boş bu ara.
Artık dolmaz ki ah rabbim etme dara.
Açtım elimi biliyorum heybem boş.
Nebi’ni seviyorum budur bana hoş.
Gayrı yok bir şeyim kalbim de boş.
Biliyorum az kaldı elim eliiim boş.
Ey yüce yaradan affına talibim.
Her bir kuluna hakkımı helal ederim.
Rahmetini umar boynu bükük ederim.
Ne olur Rahmetinle yâd et, çok garibim…