216- SÜRÜYOR BU YOLCULUK

Gönlüm vedud musavviresi ile…
Yediler elbette olur bir tek el ile…
Hakkın nazarı sinede rahmet ile…
Hak dostluğu ezelden ebede sevgi ile…

İnsan serpilen tohuma sahip çıktıkça…
O tohum yeşerir, vicdan kıpıldıkça…
Lakin tohumu dışarıya bıraktıkça…
Sevdan söner sessizce…

İnsan çok garip bir yaratık…
İçi dışı bir kisve hem aydınlık…
Allaha kulak verenlerde olmaz bıkkınlık…
Lakin nefis TESLİMİYET ile olur sadık.

Teslimiyet kalbin huşusudur.
Kulak kabartmaz kendisi hudududur.
Kendi şablonu özüne balondur.
İğne batırmaz, yoksa sönen kendi balonudur.

Bu yola sevda ile severek çıktım.
Bu yolda geri adım atmam, hakkı haykırdım.
Bu yolu dedikoduya kurban etmem, budur hamdım.
Şükür eder, şükür bulur, sena iledir hamdım.

Yıllar önce çıkmıştım yolculuğa…
Artık garip koyulmuştum yola…
Dil bilmez lehçe çözmez bir eda…
Yıllar aldı götürdü etti deha…

Bakındı yüze derdi anladı.
Lakin sakladı özü aradı.
Nerdeydi kimleydi nazikçe kıskandı.
Bu kıskançlık cemaldendi.

Bildim ki asil olmak şecaat ister.
Bu yolda rahman kulundan sadakat ister.
İster taşta uyu ister yünde tek yüz ister.
İki yüzü olan, karaya ak demek ister

Selam kelam hal hatır…
Günün aydınlığı tam takır.
Tümü kisvede kalsın haydi haykır.
Bu haykırış kendine evet kendine bağır.

Nefis iğneler hareket ettirmek için.
Sen afakın sözünü eyleme hak için.
Enfusunun hikâyesini istediğin kadar anlat afak için.
İşte o zaman içe dönersin için için.

Söz sakla heybeni geniş tut.
Sakın mırıldanma kimseye olma bulut.
Dolaştırma yağmuru yerinde tut.
İşte o zaman ekinin ekin verir bunu kafanda tut.

Ama afakta, enfusuna bakanın hikâyesini tüttürürsen.
Kendi hikâyen içe gömülür bak sen.
İnmez o zaman rahmet gönle uyanmaz olursun sen.
Musavvirane güç ile hayalperest olursun sen.

Elbette yalnız bırakılırsa hak yolunun yolcusu.
Allah refik olur ona incitmez incisi yok ettirir pususu.
Başka yönden kervan ulaşır bozulmaz turşusu.
Biriktirmişse hak elbette diriltir huşusu.

Çok anlattım sineden sineye sessizce.
Kapanınca kepenk asla açılmaz olur kesince.
Bir daha bir daha deme sakın o zaman kendince.
Çünkü dükkân kapanmış pazar bitmiş olur usulünce.

Çok naiftir gerçekten erken incinir.
İncindiğinde üzülür sözü kesilir yerinde bilenir.
Üzene de üzülür şemasında süzülür.
Yediler ise yekvücut bilinir.

Yerin göğün anahtarı onun elinde.
Gördüğün heybe için deme şu niçin böyle.
Onu al sev öylece bırak de rahmet eyle.
Ya hak senin kulun kendini onunla eyle.

Asla yılmaz yıkılmaz.
Yedidir ama yektir dışa akmaz.
Sırrı âlâ illiyinde yazılır yanmaz.
En ufak sırrı akıttı mı emmaresi kalmaz.

Sırrın akıtan.
Sen ona bakma halktan.
Güler ve konuşur haktan.
İncinirse artık sana konuşamaz olur haktan.

Bu sırrı mutlak…
Bu sırrı ıtlak…
Bu sırrı etme lak lak.
Yoksa kapanır mutlak.

Çünkü öyledir yaratılışı.
Bu yaratılış silinmez bilmez yanlışı.
Sakın ha bir daha sırrını kurcalama etme bu yanlışı.
Son dem gelince artık açılamaz olur bakışı.

Çünkü artık göz kapakları inmiştir aşağı.
Artık kalkmaz yukarı bekler ferman işler ağı.
Misli ankebut evini örer işler yağı.
Evi çok hafif alır gider yokuş aşağı.

Az da olsa dönelim.
360 derece dönelim.
Etrafımızda dönelim.
Dönüp dönüp dönelim.

İşte yerle sema…
Eyler bu sabah sema.
Bu sema başka sema…
Selam olsun dostlar edelim sema.

Belki de uyuklama gider.
Belki de uyku gider.
Belki de rehavet gider.
Belki de kesafet gider.

Gider gider merak etme.
Sakın ha artık naz etme.
SIRRINA sahip çık, açık etme.
Bu son sözüm sakın ha belli etme.

Yoksa yüzün süzülür yere.
Akın dökülür yere.
Karan sözülür yere.
Herşey kapılır gider yele.

Dünya hayatı çok ama çok kısa.
Kimsenin derdi olmasın kasa.
Bir gün millet gelecek yasa.
Olmasın sana dünyevi bir tasa.

Vefat edene rahmet dileriz.
Mekânı cennet olsun isteriz.
Allahın terazisine göz dikeriz.
İki cihanda güzellik isteriz.

Maksadınız elbette sadece haktır.
Zaten bu maksat olursa cihan aydınlıktır.
Gerisi hep katanlıktır.
Rahmana dönene cennet haktır.

Sen karanlığı yar yar ol Allaha.
Yönel Rasûlullaha.
Hisset kulluğunu deme var daha.
Dünyaya gelmezsin bir daha.

Yorum yapın