210- BU NE ACAYİP YOLCULUK BEE

Kıyma olduk doğrandık.
Fiyatı kapıda bıraktık.
Azığı bile dağıttık.
Çulsuz başsız donakaldık.

Kıymanın fiyatı pahallı olur.
Alanı zengin olur.
Fakirin yiyeceği kemik suyu olur.
Kemik suyu kemiğe faydalı olur.

Kuşbaşı et bıçakla kesilir.
İsmail için bıçak bilenir.
O bıçak ile taş ikiye yarılır.
Ama İsmail’e dokunamaz, atılır.

İşte sende kurban ol.
Rabbine tam teslim ol.
Cebrail’i yanında bul.
Tekbir ile hakka kul ol.

İbrahim seni kaldırsın.
Seni çırak eylesin.
Kâbe’nin duvarını onarsın.
Harcını zemzem ile yoğursun.

Uzayıp gider mısralar.
Bilmeyen der bu ne saçmalar.
Bilen selam durur, hakkı anar.
Nazım, sende bul bir bulvar.

Ulaşırsa ne güzel olur.
Ama yolculuk meşakkatli olur.
Gedikleri çok olur.
Uğrayanlar hep gizli olur.

Nasip olur mu acep bu kula.
Bilmişsen ne olur o tozdan yolla.
Ne olur bu yolda bu kulu da kolla.
Tek nefesini dahi boş harcamasın valla.

Ne olur destek ol bu kula.
Yoldaki çırakları atla.
Ustaları bul yoldakileri solla.
Tut elini her zaman ol onla.

Ah be Kardeşim velinin meşrebi bil.
Bil bastığı toprağı ol pil.
Gücü depola olma kil.
Olsun zikirle her zaman dil.

Ulaşılacak makam neresi acaba.
Çok mu uzakta ulaşılmaz mı araba.
Aldı sırtına hint kumaşı bir aba.
Yaktık artık ısıttı ki bizi soba.

Toz oldun deyip yetinme.
Yetinen kitler şuuru olamaz amme.
Amme olamayanı sen artık bilme.
Bilsen ne yazar o fert oldu olmaz limme.

Sen niye insana düşük bakarsın.
İnsanı insandan kıskanırsın.
Yola çıkanı alıkoyarsın.
Gelişmesi bitenin Allah ruhunu alsın.

İnsan en müşerref varlık.
İnsanı tanımayana gelir darlık.
Tanı kendini olma yazlık.
Sakın etmeyesin kabalık.

Yorum yapın