195- NERDE BU HANEDAN?

Kul arınmak için bekler bir hanedan.
Hâlbuki verir her birime yaradan.
Birim kendini müstağni görünce…
Ortalıktan kaybolur hanedan.

Aslında hanedan taa gözünün dibinden.
Kul bunu arar kaf dağının dibinden.
Ona göstermeye çalışana…
Kibirlenir der bu ne ki, hanedan olmalı bizden.

Ey kul, yaratan bizzat yarattığından seçer.
Kimse söz sahibi olamaz bunda, artık yeter.
Keramet olmadan olmaz diyene…
Kalbin dokunuşu ona her şeyi çözer.

Kalbin dokunuşu vicdanın fısıltısıdır.
O fısıltı sende de var, hanedanın kapısıdır.
Hala o kapı nerede diye düşünene…
Gözündeki yaş kalbin dokunuşundandır.

Ey Muhammed, sende buldun mu hanedanını?
Nazlanıp geri durma bul artık yaradanını.
Hala şüphe dolu bir nefes ile bakana…
Nazmet yaşamı, bil özünün sesinin hatırını.

İşte o zaman çorap söküğü gibi düğümler açılır.
Her bir makamdan sana ilahi lütuf saçılır.
Eğer ki hala şüphe içinde bocalarsan…
İşte o zaman tüm yol ve yordam senden çekilir.

Yorum yapın