Seni yürütecekler omuzlar üzerinde.
Artık kabir yaklaşmış münker nekir önünde.
Tüm amellerin canlanır göz önünde.
İşte artık mahcupsun rabbinin önünde.
Utanırsın rabninden, kaçmak istersin sağa sola.
Ne çare, kimse kimseye fayda vermez artık kula.
İşte ey kul, amelinle yüzyüzesin, ne olur gel yola.
Daha fırsat elinde, kendine gel ki günah afola.
Allahın sünnetini hissedip idrak etmek için…
Hem zihnin açılması için, zikir şarttır bilesin.
Öylece tüm hazine saçılır, seyir edersin.
Yol alır, rahmeti rahman ile kuşanırsın.
Rabbimize yüzümüzü dönen aciz kuluz.
Ya rab ne olur bizi de bul, yoksa kayboluruz.
Ver önümüze nurunu, hakikatimize körüz.
Mahrum olmayalım senden, yoksa üzülürüz.
İnsanlara boyun eğmedik, sana kul olduk.
Hz. Muhammed Mustafa’ya ümmet olduk.
Her an habibine salât ve selam okuduk.
Sabır ile yönelip acele işten imtina eyledik.
Sabır edenlerle melekler buluşur.
Rahman bize bizden bizle konuşur.
Tefekkür ve düşünceni Cebrail oluşturur.
Mikail ise seni rızıkınla buluşturur.
Nefesi rahman ile dirilirmeni İsrafil üstlenir.
Dönüşüm içindeyiz, bunu da Azrail üstlenir.
Çünkü Allah kulu ile perde ardından seslenir.
Yoksa tozbuz olur, varlığın buna zor dayanır.
Dağ dayanmadı, tozbuz oldu Hz. Musa bayıldı.
Olayı anlamak için rabbimizden sunum yapıldı.
Biraz değişik oldu bu mısralar, anlayan anladı.
Anlamayana anlatır anlayan, anlatım başladı.