Kalbe dokunur kalbin kalemden yazılan.
Ruha dokunur ruhun özünden yazılan.
Nurun dokunur nur şulesine ilme yazılan.
İlimden okunur sana senden yazılan.
Rabbin nuru senden sana zuhur eder.
Kişiyi makâmı Mahmudla yâd eder.
Yâd olunca o makamla gafleti bertaraf eder.
Günahı affolur kıyamıyla kendine nazar eder.
İşte bu kıyam senden sanadır.
Dışarda arama sırat köprüsü canındadır.
Bu can sendeki amelle yükselen anındadır.
İyi amelle şahlan anda yüksel canını nurlandır.
Can verdi Rab, senin en uç noktana kadar.
Vardırdı oradan sidretül müntehana kadar.
Sidreye dokunmak için eğil taa secdeye kadar.
Rab ile hemhal olmak için yüksel taa ruha kadar.
Kalbim hele diril, ney tütmediğinde tütmezsin.
Özüne bakıp uyan, yoksa garip garip ötmezsin.
Tutuştuğunda kalbine nur, mesafeleri katlarsın.
Buna şahit oldum, sende şahit ol ki canlanasın.
Sende temaşa ettim Kâbem rahman nefesini.
Özüne daldım sevgiyle, seyrettim hikmetini.
Dedi bana yan işte, öyle gel bana, al ferasetini.
Yoksa olmaz tat benden sana, anla hikmetini.
Onun için seyrettim özünü, aldım elime kalemi.
Dinledim sözünü, yazdım izini, seyrettim âlemi.
Açtım gönül gözünü, gördüm senin rahmetini.
O şekilde kalbinden aldım senin akan feyzini.
Kalbinin feyzi zengin oldu, Rahman’a verdi kulak.
Arar kendine göre zengin bir kalp, açtı kucak.
Fakir olunca kimse takmaz, fakr ile olur sağnak.
Kükrer, kaybol der hoca, artık sağnak yağdı ak ak.
İşte ey Kâbe’m, senden aktı bu nur, sarardı âlem.
Zenginliğin karşısında mest etti, kalmadı elem.
Keyfi olmalı yerinde, bunu gören kulum, inlerem.
Hem kükrer sel gibi, tüm gayrıyı açıkça yakarem.
Ey Kâbe’m, kelebekler gibi nurun sarar bedenimi.
Kanatları renkli renkli olur mest eder gönlümü.
Sırtı gözenekli olur açar apaçık tüm ferasetimi.
Bakar kelebeğin gözüne ordan dalar özüne kimi.
Gökler masmavi seyreder, gani gani hu diyerek.
Seviyorum ya seni Kâbem, sana haset ederek.
Sen oldun rabbime ev ben ise hala bekleyerek.
Çektim nefesi rabbe, ev olma hasretini çekerek.
İçinde bul kendini ey kul sende, yol bul, ol bir ev.
Sakın toparlanma, gayret et bu yolda, ol alev.
Sardı işte o alev, kavuşayım, olayım Kâbe, gibi ev.
Sevgiyle özünü seyredeyim, diyeyim işte oldu ev.