Emrine verilen marifetli hayat, yanında.
Titrer kalbin üzerine tüm zamanlarda.
Dinler ruhun seni saran tüm deryalarda.
Kalbinin atışını dinlerken bulunduğu anda…
Umutlu ol, müferreh ol, her an ve zamanda.
Kesret ve vahdet her daim olacak yanında.
Nefes alıp verirken yaşadığın bu deryanda…
İşte yüzüyorum yaşam, senin kucağında.
Sen marifet ehlisin ey insan hu katında.
Hu derken kaybolur zerreler kulun nazarında.
İşte bu anın seyrinin tadı kaldı damağında.
O tad ile taçlandı yaşamın başında ve sonunda.
Uyan Kaf dağında, uç işte anka kuşum.
Senin nurun ile keskin olsun bakışım.
Kanatlarıma gir yükselt de haydi uç kuşum.
Aklını başına al, ol ayık, sakın deme sarhuşum.
Tel tel eyledim hayatı, soyunup belirdim.
Bakışını gördüm, rengini belleyip dirildim.
Ruhumu okşayıp özdeki sesi mesheyledim.
Makamına saygı gösterdim, hem nakşeyledim.
Ey ciğerimin teneffüsü hakkın tütsüsü…
Göğsümü bıraktım toprağına, terkeyledim süsü.
Sıkıyla sarıldım suyuna, yer oldu bana kürsü.
Rabbime bakıp hayâ ettim de gök oldu örtüsü.
Arada rakseyledik, şahlandık, nimete baktık.
Kalpler canlandı, şahlandık, hamuru yoğurduk.
Derin bir nefesle nefesi hiseyledik, ayıldık.
Bu ayılma ile beraber tekrar bedende dirildik.
Hakkın nazarına sıkıca sarılma derman oldu.
Tüm kederler unutuldu, rahman ferman oldu.
Tüm cihan dürüldü, adeta bir metre mekân oldu.
Bu mekânda seda ettik, sefamıza seyran oldu.
Ey cennet bahçesi, nasip olur musun bize de…
Oradan yükselirken keklik sesi mahzende…
Okuyunca narin narin mest olayım sesinde…
İşte ey nazım, her an ol İslam hizmetinde.
Öylece sana açılacak mahzen.
Öylece rıza-ı bari ile olacaksın ol bilen.
Öylece narin narin seyrini olacaksın örten.
Öylece sefan ile mervende olacaksın sa’y eden.