Kula kenz-i mahfi için ihtiyaç var, seyr ediyor ondan.
Gizli hazine ki, ordan gözüktü nefesi Rahman.
Hazineden biline bilen kul ile buldu irfan.
Kul olmasaydı, nerden bakacaktı ulu Rahman.
O Rahman ki, yere göğe sığmaz ama kalbe sığar.
İnsanlar onunla olur yaramaz hem fiilden yarar.
Bunu bilmeyen eder Allah’a zan, kendine zarar.
Zulmedenin nabzına bakar, adaletinde şüphe arar.
Hâlbuki Rahmân tecellisiydi varlık, kendine geldi.
Rahmanın hazinesi onlarla kendini aşikâr eyledi.
Aşikâr eylediği de kendinden kendine tecelli idi.
Seyreden ve seyr, aynı menbağın ayrı yüzü idi.
Nerde rab durur, nerde kul başlar, bilemedim.
İnsanların özünü bilip hiçbir kefeye koyamadım.
Rab dedi uymadı, hem yere yığıldım, aciz kaldım.
Kul dedim sinmedi, bunda bile sönük kaldım.
İhtiyaç var kula, kul kulluğun farkına varması için.
İhtiyaç var kula ki, rab kendi derununu seyr için.
Allah ihtiyaçtan beri, herşey Temaşa yı HU için.
HU adıyla işaret ettiğimiz mutlak zatın seyri için.
Doğum nedir diye sorar, Allah kuluna aziz insan.
Nedir ölüm beyan et, hem insanlığı et bize beyan.
Hakikat ne, anlat ki bilelim, olsun tam bize ayan.
Ben sen o kimdir, evet kimiz, nerdeyiz, an be an.
Görünen suretse, asıl kim, nerde, var mı mekânı?
Velhasıl kadir kim, kıymet kime, var mı mizanı?
Azizim bu sorular zihinde dolanır, gör ekranı.
Doğum, Muhammedi nurla nurlandırmaktır anını.
Değildir bir söz o, o marifettir kalble, bilyakin.
Ölüm arınıp uyanıştır öz benlikten, ilmel yakin.
Nefsle olmalı köz, yakmalı egoyu aynel yakin.
Görünen tendir, öz seyredilmeli hakkel yakin.
Asıl olan gören bir çift göz, basiret özden olmalı.
Kadir; beklenendir ulaşılandır, kişi ona dalmalı.
Kişi en büyük tecelliyi en yakin “AN” da bulmalı.
Hakikat içindeki o sırdır, hem nurdur, canlanmalı.
Hemde özdür, özün özüdür, aynıdır her kişide.
Evet dostum, ilk doğan ruhumuzdu özümüzde.
İkinci doğuş ana karnıyla oldu, nur heppimizde.
Üçüncü doğuş, olgunluğa hicreti seçenlerde…
Özüne hicreti seçenlerin doğuşu ayrı olur.
Kendi özlerini bilinmekliğine doğru revan bulur.
Aslında bu ölüm dünya gözünde kaybolmuştur.
Dünyaya gelişi ile serüven, kişiyi bulmuştur.
Ölüyken dirilmiştik, yüzyirminci günde üflenişle.
İkinci ölüm gerçekleşecek sura ilk üfleyişle.
İkinci sur dirilişin başlangıcı olacak haşmetiyle.
Ölmeden evvel ölmek sırrıyla diril, kendi iradenle.