Derim ki Hakk sadece Resulallah yolu.
Tek yol sünnetüllah yolu…
İşte bu yolu yürürken meşrebince alırsın hisse.
Hissen kadar varırsın eteğine.
Allah rahmeten lil âlemin gönderdi elbette.
Hak yolda revan ettirmek içindi elbette.
Çocuğu dizine koydu öptü elbette.
Tüm âleme oldu hazine elbette.
Bak ey dost hem de iyice bak.
Ben hiç karışmam meşreplere.
Tek amacım değişmez itikat bakmam heveslere.
Onun için inerim taa köklere.
Kim nasıl giyinmş bana ne.
Kim nasıl çevre edinmiş bana ne.
Kim dona kalmış bana ne.
Kim erimiş bana ne.
Rabbin yolları nefislerin adedincedir bilirim.
Bu da kişilik meşreplerincedir bilirim.
Lakin hak tektir bilirim…
Hakkın yolu da tektir bilirim.
Her kişi zihni yapısına göre anlar yolu.
Yolu seyreder içinde seyredilir kulu.
Zira aynı yolda yürür onun kulu.
Lakin yürürken kimi lenk yürür kimi ulu..
Evet, her nefsin meşrebi kendine has…
Her cemaatin dli de kendine has…
Diller renkler binbir ihtisas…
Okuruz ayeti seyredip dururuz hassas.
Onun içinde kimseyi kınamayız.
Bizi bizden etmek isteyeni yanımızda bırakmayız.
Bu yönde çok sert mizaçlıyız.
Her ne kadar halim baksak da, öyleyiz.
Zulmeden olmayız.
Zulme rıza göstermeyiz.
Zalimlere meyyal olanı…
Dokuz köyden kovalarız.
Elbette her zaman buna güç yetirmeyiz.
Bazen çamura batar ilerleyemeyiz.
Lakin atın yularını hiç bırakmayız.
Her daim göze hakkın gözlüğünü takarız.
Severiz her insanı çok narin.
Üzülmesin deriz onun için.
İnsanlara savaş açanlara dur deriz.
Savaştan arındırmak için varız.
Lakin kınamam ebter olan yoladır.
Zira Allah bu yolu kınadı, ben de ona kulum.
Sonu eksikse, kesikse ve hakka varmayacaksa…
İşte bu yoldur benim hasmım.
Kim ne der asla düşünmem.
Zira halka kölelik etmem.
Her halkı baştacı bilir, sekretmem.
Hak zahirse önümde, ona küfretmem.
Evet dediyse Kur’an boyun kıldan ince.
Onu ederim hece hece.
Üzerinde düşünürüm ince ince.
Her an okurum yenice.
Elbette Resulallaha can kurban.
Bunun için bizzat uğraşırım an be an.
Her anda onu nefes edinirim inan.
Neyleyeyim o nefesi ki onunla olmayan.
Elbette Allah şahitlik etti.
Elbette resulu de şahitlik etti.
Mümin olanlar da ona eşlik etti.
İman etmeyen ise zulmü kendine etti.
Birinin çarığı delik ise uykum kaçar.
Tamir etmek için etmem ar.
Tamir için uğraşırken bu can.
Görünen bu halimi bilmeyen eder taan.
Taan etme ey can.
Kibir etmem bu yolda ey can.
Severim seni onu bunu her an.
Sevmeyeni ise yanımda barındırmam.
Sen kimsin nesin diye mırıldanma.
Ben benim bir nefesim, yan bakma.
Düz de bakma, hatta hatta hiç bakma.
Öylece ciğerimi derinden derine yakma.
Onun hükmünde hükmüne tabiyim.
Her insanı onun adıyla severim.
Kendimi onun nefesine adarım.
Adanmayana bana ne derim.
Cennetim cehennemim yok ki.
Onun mülkünde namım yok ki.
Heybemde bir dileğim yok ki.
Öylece yürürüm, anım dahi yok ki.
Ah be dost, ne şeriti ne yolu.
Okumadan edemem, iki elfaz bile telaffuzu.
Kendimi bile kurtaramamışken…
Kime ne kanaat verebilir, kendim cehlde iken.
İşte ey dost ben cehli mutlaka vardım.
Artık bilgide dibe vurdum.
Artık satırları satır satır saturla doğradım.
Doğramayandan bana ne.
Evet evet kelime harf hece hep onun.
Ben de onun sen de onun.
Kelamda okuyan dil de onun.
Kelam ve kelime de onun.
Kelimede yerini tesbit et.
İnsandan okunan Kur’anı kendinde nakşet.
Vehmini at, hakka sadakatını remz et.
Teslimiyet bağı ile Resulallaha rücu et.
Ben âcizane Muhammede sav mürid oldum.
Onun üzerinden Kur’ana sarılıp hadim oldum.
Ona teslimiyet ile bağlandım.
Hakkımın hakkının ona mürid olduğunu anladım.
Ey Muhammed nedir sabah sabah nazmedersin.
Bırak kalemi artık çıkmasın sesin.
Bu darı dünyada bir muallâktasın.
İbn Hacer gibi taştan bile ders alasın.
Sessiz ol sedasız ol…
Hatta hatta cevhersiz ol…
Kendin ol kendinde ol…
Hatta kendinsiz ol…